Blog kullanım rehberi için tıklayınız.

16 Temmuz 2017 Pazar

Chicago Typewriter

Herşeyin mükemmel olduğu bir yapım izlemek ister misiniz? Hayatınıza anlam katacak kalbinizi buracak, abartısız söylüyorum ömür boyu özleyeceğiniz bir dizi izlemek ister misiniz?
İzlerken zamanın su gibi aktığı ne zaman başlayıp ne zaman bittiğini anlamayacağınız bir dizi izlemek ister misiniz?
Finale yaklaştıkça içinize hüzün çökecek, fark etmeden gözünüzden yaşlar süzülecek kalbinizde koca bir yangın yakıp üstümüzden tır geçmiş gibi hissetmenize sebep olacak bir dizi izlemek ister misiniz?
Tüm bu duygu yükünün en üst seviyeye gelmeden önce gizemiyle heyecanıyla eğlencesiyle, kendini pek belli etmeyen için için süzülen bromanceleri ile sizi bağlayan; tatlı kıskançlıklar yakışıklı oğlanları; Kore Tarihi, milli mücadele sevgisi ile özgürlüğün bilemedigimiz kıymetini size hatırlatıp; imkansız aşkın büyüsü ile verilen sözlerin samimiyeti ile kalbinizi fethedecek; dostluğun olağanüstü güzelliği ile sevginin size boyutlarını tattıracak bir baş yapıt izlemek ister misiniz?

O zaman sizleri Chicago Typewriter dizi izleyemeye davet ediyorum.
Utanmayıp hala izlemediyseniz tabi. Bu kadar da iddialıyım. Sanırım birazda kırıcı oldu. Ama mutlak ve mutlak izlenmeli tavsiye edilmeli bir yapım bu.

İzleyenlere ise Writing Our Stories Ost'u der susarım. Çünkü o şarkı herşeyi anlatıyor, dinledikçe tüm diziyi film şeridi gibi önünüze serip kalbinize o acıyı geri getiriyor. Varın  bir de sözlerini okuyun.:)


Hakkında başka bir şey söyleyip dizinin büyüsünü bozmak istemiyorum aslında ama yine de içimde kalmasını istemediğim şeyleri paylaşmadan da edemeyeceğim. Öncelikle oyuncuları senaryoyu teknikleri vs her şeyini çok sevdim beğendim ve başarılı buldum dizinin. Sonunu anlayamadım başta. Ama sağolsun Koreantürk izleyicileri yorumları ile beni aydınlattı ve ilk kez bir fantastik diziyi bu kadar güzel başarılı mantıklı bir finalle sonlandırdım. Ve dizi dört dörtlük oldu gözümde. (Liderin geçmişte ölürken dramatikleştirmek adına uzayan sahnesi bile gözüme batmadı abartılmasına rağmen.)

Aslında içimde bir tarafım bu kadar basit bir yazı ile bu diziyi heba etmek istemiyor ama teknik sebepler güzel bir inceleme yazısı yazmama engel. Lakin diziyi araya ramazan girince bırakmak zoruda kalmıştım. Son dört bölümün izleyince anladım ki çok özlemişim ve eminim ki çok özleyeceğim gelecekte de... kim bilir belki Allah ömrümde bir kez daha izlemeyi nasip eder. İnşallah o zaman güzel bir yazı yazarım bu sayfalara. Böyle gelecekte mutlu olma hayalleri ile ümitlenenlerin hikayesine böyle bir ümitlenme ile son veriyorum sevgili çingular...




Duyuru

Blogumuzun eski takipçileri bilir. Bir zamanlar şu linkte "http://www.facebook.com/pages/Korean-Drama-OST/130179267011787"
 Korean Drama OST adından bir sayfamız vardı. Hatta öyle ki blogumun açılması bu sayfanın dürtüsü ile olmuştu. Ne yazık facebook emeklerimi yıllarımı hiçe sayıp beni telif hakkı suçlaması ile suçlamış ve bana haber vermeksizin sayfamı silmiş. Her ne kadar itiraz mailleri atsamda geri dönüş alamadım.
Bu sebepten ötürü blogcugumuza özel bir sayfa açmış bulunmaktayım an itibariyle.
Zaten ayda yılda bir yazı paylaşan benin yazılarını fırından çıkar çıkmaz okumak isterseniz bu sayfayı takip almanızı öneririm. Arada sevdiğim dizilerden youtube aracılığı ile de sahneler paylaşacağım kendi çapında küçük bir sayfa olacak. Çok bir şey sunamayacak olsamda desteklerinizi bekliyorum çingular...

Yeni paylaşım alanımıza facebook da @bloggerkoregunlukleri araması yaparak ulaşabilirsiniz.

Şimdiden teşekkürler...